SPORUN YAYGINLAŞTIRILMASINDA YEREL YÖNETİMLERİN ROLÜ VE ÖNEMİ

(HIZLI GELİŞME VE KENTLEŞME)

 

GİRİŞ

 

Hızlı gelişme ve kentleşme insanları giderek iletişimsizliğe doğru itmektedir. Hızlı gelişmede önemli olan teknoloji - insan ilişkisinin, insan kişiliğini olumsuz yönde etkilememesidir. Oysa ki, teknolojik gelişme ve monoton kent yaşamı insanlar arası iletişimi olumsuz yönde etkilemektedir. Buna bir de yaşama yansıyan amaçsızlık ve kötü yaşama şartları eklenince, toplumda güvensizlikler ve hoşnutsuzluklar ortaya çıkmaktadır.

 

Bu açıdan çalışan toplumun ve diğer kesimlerin serbest zamanlarının değerlendirilmesinin toplumsal yararı ve toplumsal işlevi vardır. İnsanların serbest zamanlarını mümkün olduğunca olumlu bir şekilde değerlendirilmesi; gerek doğrudan bireyin psikolojik ve fizyolojik sağlığı, gerekse dolaylı olarak toplumun tüm kesimlerini ilgilendiren yönü ile çok büyük bir önem arz etmektedir.

 

Sağlıklı yapı, ruhsal ve fiziksel biçimi ile "belirli ortamların ve olanakların sağlanması" ile mümkün olabilir. Bunlar dengeli beslenme, ekonomik olanakların ve spor tesislerinin yeterliliği, çevre kirliliğinin önlenmesi, alt yapısı tamamlanmış bir kent ortamı, insanların bizzat kendilerinin istek ve yetenekleri doğrultusunda katılabilecekleri faaliyetlerin sağlanması ile gerçekleşebilir.

Çağdaş bir kent ortamında gerçekleşmesi söz konusu olan bu etkinlikler içerisinde; insan sağlığını olumlu yönde etkilemesi bakımından en fazla ilgilendiren konu, kuşkusuz beden eğitimi ve spora dönük rekreatif etkinliklerdir.

 

Bu düşüncelere kalkınma planında da şu cümlelerle yer verilmiştir. "Sosyal ve ekonomik kalkınmanın temel unsuru olan insan gücünün, beden ve ruh sağlığının geliştirilmesinde spor büyük bir önem taşımaktadır. Bu nedenle spor yapabilecek yaştaki kişilerin seyirci olmak durumundan kurtarılarak aktif olarak spor yapabilmelerini sağlamak gerekmektedir. Uzun dönemde spor faaliyetleri seyir sporundan kitle sporuna dönüştürülerek okul ve halk sporuna ağırlık verilecektir. Toplumun beden ve ruh sağlığını geliştirmek için beden eğitimi ve sporun günlük faaliyetler içine girmesi için imkanlar arttırılacak, bu konuda tüm kamu ve özel kuruluşların katkısı sağlanacaktır."

Tüm kuruluşların katkısının sağlanması sağlıklı bir toplum yapısının sürekliliği için geçerlidir.

 

 

AMAÇ, KAPSAM VE YÖNTEM

 

Yerel yönetimler hızlı bir kentleşme sürecinin yaşanmasından dolayı sundukları hizmetler nedeniyle, günlük yaşamda bireyler için çok önemli roller üstlenmektedir. Yerel yönetimlerin amacı, hizmet üreterek toplumsal yaşamı kolaylaştırmanın yanında bireyin ve toplumun sağlıklı gelişmesine katkıda bulunmaktadır.

Bu anlayış ancak çağdaş bir kentleşme ortamının yaratılması ile gerçekleşebilir. Çağdaş kentler bulunduğu zamana göre insan istek ve arzularını karşılayarak insan yaşamını kolaylaştırmakta ve bireylere serbest zaman yaratmaktadır. Bireyler ortaya çıkan bu serbest zamanları olumlu bir şekilde değerlendirebilmek amacıyla çeşitli rekratif etkinliklerle beraber sportif etkinliklere katılarak teknolojinin getirdiği sağlık problemleri, insanlar arası iletişimsizlik gibi yan etkileri ortadan kaldırmak istemektedirler.

Araştırmanın amacı da, yerel yönetimlerin hizmet verdiği belde halkının serbest zamanlarını rekreatif ve sportif etkinliklerle beraber değerlendirilmesiyle ilgili ortamların hazırlanmasını sağlayacak faaliyetlerin şekillenmesine bir nebze olsun katkıda bulunmaktır.

 

1. bölümde bu amaca yönelik çağdaş kentleşmenin özelliklerine, çağdaş kentleşmede sporun önemine ve çağdaş kentlerin zorunlu işlevlerini yerine getirirken dünya standartlarında uyulması gereken ölçüleri verdim.

Çünkü çağdaş kentler bulunduğu zamana göre insan istek ve arzularını karşılayabilecek organizasyonlar oluşturmak zorundadırlar.

 

Amacı hemşerilerine hizmet olan yerel yönetimlerin halkın bu yöndeki isteklerini karşılaması gerekmektedir. Oy vererek kendisine hizmet sunulmasını bekleyen belde halkı, verilen hizmetlerin sadece cadde ve sokakların temizlenmesi, çöplerin düzenli olarak toplanması, içme suyunun sağlanması, yolunun onarılması v.b. hizmetlerle birlikte, işten çıktığında ya da hafta sonlarında serbest zamanlarını değerlendirebileceği, iş stresinden uzaklaşabileceği, çocuklarıyla birlikte spor yapabileceği ortamların oluşturulmasını beklemektedir.

Çünkü, şehir sadece yeni bir ekonomik teşkilatlanma ve değişmiş bir fiziki çevreyi belirtmez; aynı zamanda insanın davranış ve düşüncelerine de tesir eden yeni bir değişik sosyal düzeni ifade eder. Şehirleşme 'şehirli' diyebileceğimiz bir yaşama şeklini oluşturur. Beraberinde nüfusun ölçüsü, nüfusun yoğunluğu ve nüfusun farklılığı sosyal münasebetin mahiyetini, derecesini ve sıklığını, dolayısıyla da sosyalleşmeyi ve bizatihi insan tabiatını tayin eder. Yani sosyal yapıyı 2.bölümde, araştırmamızla ilgili olarak ülkemiz açısından yerel yönetimlerin yasal dayanakları, temel yetki ve sorumlulukları doğrultusunda T.C. Anayasası, 1580 sayılı Belediye Kanunu ve 3030 sayılı Büyükşehir Belediyelerinin Yönetimi Hakkındaki Kanun ve diğer mevzuatlar araştırılarak durum saptaması yapılmıştır.

 

Ayrıca, sporun yaygınlaştırılmasıyla ilgili olarak yerel yönetimlerin rolü ve önemi üzerinde durulmuştur. Bize yeni fikirler ve çözümler verebileceğini umduğumuz, sağlıklı bir yönetim anlayışına sahip ABD ve Almanya gibi ülkeler kıyaslama yapmamıza olanak sağlaması amacı ile seçilmiştir.

 

Çünkü, gerek ABD gerekse Almanya'nın spora ilişkin olarak ulaştıkları seviye ortadadır. Almanya bir Avrupa ülkesi olarak ABD ise dünya üzerindeki süper güç konumu ile spora ilişkin geldiği ye açısından değerlendirilmiştir.

 

3.bölüm, İstanbul İli Örneği araştırmamızda İstanbul İli'ni seçmemizdeki etken, sosyo-ekonomik ve kültürel açıdan kozmopolit bir yapıya sahip olmasıdır.

 

İstanbul, yaklaşık 14 milyon nüfusu kentleşme hızı Türkiye ortalamasının üstünde ( 1985 - 1990 yılına göre Türkiye ortalaması 4.49 iken İstanbul'un ortalaması 4.54) Şehir merkezinde 3483 kişi nüfus yoğunluğuna sahip olarak Ankara'dan 10 kat daha kirli, 960 bin aracı ile nüfusun % 60'ı gecekondu da yaşayan, Türkiye'deki sanayi kuruluşlarının % 38'ini, ticaret işletmelerinin % 55'ini barındıran 9 üniversite ve çeşitli yüksek okula sahip, 2647 okul, 100 hastane ve 1300 banka şubesi ile ağır sorunları olan dev bir metropoldür.

 

Göç ve hızlı kentleşmenin neden olduğu gecekondulaşmayla "Altyapısız, sağlıksız yeni bir kent doğmuştur. Geleneği, göreneği, kendine özgü kırsal erozyona uğramış ve kente uyumlanamayan bir dünya. Gençlik kesiminde yaşanan bunalımlar ve bu kitlelerin serbest zamanlarını değerlendirememesinin yanında kentlerin yolu, suyu, elektriği, parkı, bahçesi, doğası yetmez olarak alt yapı ve finansman yetersizliği, çevre kirliliği ile kültür, sanayi, ticaret, finansman boyutlarıyla ülkenin en önemli bir metropol kentidir İstanbul.

 

İstanbul'un uluslar arası sıralamadaki yerine baktığımızda, merkezi Washington'da bulunan özel bir kuruluşun 1990 yılında yaptığı bir araştırmada 100 metropolitan alan içinde, kentsel yaşama standartları puanlamasına göre, en iyi puanın 86 olduğu bir sıralamada Melbourne, Montreal, Seattle - Tacoma en üst sıralarda yer alırken İskenderiye, Bankok, Guangzhou, Madras ve Shenyag ile birlikte 42 puanla ortalarda yer almaktadır.

 

Dünya ölçülerine göre, bu puanla 3.sınıf bir metropol alan olan İstanbul' da gayri safi milli hasıladan kişi başına 4 bin dolar düştüğü sanılırken aynı oranın Türkiye ortalaması 1990 dolardır. Kişi başına düşen milli gelir oranında ülkeyi de aşan bir görünüm sergileyen İstanbul, bir süre daha cazibe kent olmayı sürdüreceğe benzemektedir.

 

Araştırmanın kapsamı içinde, bu çelişkinin ( İstanbul'un iki yüzü ) vurgulanması açısından rekreatif ve sportif etkinliklere yaklaşımının incelenmesi bakımından özellik arz eden bölgelerden birisi olarak yoğun bir yaşandığı ve gelişmekte olan Ümraniye ilçesi diğeri ise gelir seviyesi ve okuma-yazma oranının en yüksek olduğu Kadıköy ilçesi seçilmiştir.

 

4.bölümde; genel bir değerlendirme yapılarak yerel yönetimlerimizin yasal dayanakları ve olanakları çerçevesinde neler yaptığı, neleri yapabileceği ve örnek alınan ülkeler bazında neler yapıldığı itibari ile mevcut yapı tanımlamaya çalışılmıştır.

 

5. bölümde; sonuç bölümünde ortaya çıkan tablo itibari ile yerel yönetimlerin konumuzla ilgili hizmetlerin daha geniş kitlelere iyileştirilmiş olanakları ile ulaştırılmasına yardımcı olabileceğini ümit ettiğimiz öneriler getirilmiştir.

 

Araştırmanın amacı ve kapsamını belirledikten sonra, yöntem olarak araştırmanın sağlıklı bir şekilde sunulması amacı ile literatür çalışmasına bağlı olarak doğrudan ve dolaylı ilgisi bulunan konular üzerinde kaynak araştırması yapılmıştır.Kendi gözlemimin yanında görüşmeler sonucunda gözlem ve deneyimlerinden yararlanma fırsatı bulduğum yerel yöneticiler (Büyükşehir Belediyesi, Spor A.Ş. Kadıköy ve Ümraniye Belediyesi Yöneticileri ) öğretim üyelerinin yanı sıra yurt dışındaki çeşitli kuruluşlarla yapılan yazışmalar (Ek) araştırmamıza yön vermiştir.

 

Bu çalışmanın sonuç ve önerileri Marmara üniversitesi Sağlık bilimi Enst. den temin edilebilir.

 

*İhsan Sezal.Şehirleşme.Alternatif Üniversite 9,Ağaç Yayıncılık ,İstanbul ,1992 ,syf23.

 

Sevilay Demir

Geri

KYK © 2011 www.sevilaydemir.com
Web sayfamızda yayınlanan, yazı makale ve yayınlar kaynak sahibinden izin alınmadan ve kaynak belirtmeden tam veya özet alıntı yapılamaz.